Sabah erken kalkmanın huzursuzluğunu yaşayan bedenim, nerde uyandıysam yastığımı orada bıraktı. Ağır çekimde yürürken önümdeki çiçekleri sayacak kadar vaktim, diğerleri gibide ne işim nede okulum vardı. Sadece kulağımdaki kulaklık bana arkadaşlık ve teşekkür ederdi. Fazla kendi halinde günlerim bazen sinirime dokunur, bugün yine hiç bir şey olmamanın tadını çıkarırdım. Bıkmışlık sendromlarım ağır dozda olsada içimdeki kara karalamalarım kölesi benliğimden geriye sadece ayak izlerim kalmış, işi bitmiş alkolik bir baba misali.. Bana tüm kahinatı kucaklamamı söyleyen kadınsa, gelen kurşuna arkası dönük, benim önümde, kolları omzumda son cümlelerini tekrarladı, ‘’Gizli kahinat bulunmayı bekler’’. Sonra işte, bende başıma konan talihli sıkıcı görevi gerçekleştirmek için çılgın melankolik hayatımdan çıkıp sevdiğim kitapları, şarkıları, insanları bıraktım. Yani artık melankolik olan hayatım değildi. Tamda sana yakışan tavrı sergiledin diyenlerede güzel bir ayna olmuştum. Bir kuruşluk bezle silindiğinden, yarına tozdan gözükmeyecek bir ayna.. Ne diyebilirimki, kendimi kandırmayı sever benliğimin iyi tarafı. Önümdeki varlıkların karakteri çömelmemişti bile ve ben onlara kendimden yeni eserler katıp, yaratıpta vermiştim. Sonra herkes gibi bende, bende kalamamıştım. Bitmişti ben. Arayıpta bulamıyacak, bulamayıp akacak kadardan dahada tükenmiş. Bu cümleleri şu cümle ile devam ettirmemi isterdiniz ‘’Sonra önüme yakışıklı bir adam çıktı ve tüm hayatımı değiştirdi’’ . Aslında bu dışardaki sahte gerçektir. Önüme yakışıklı kadınlar, güzel erkekler çıkmıştır genellikle. Hayallerinizi yıktığım için üzgün değilim Aklından geçeni biliyorum Lavender, sonunda her yerdeyiz diyecebilirsin. Ama orda dur, kendimi tanıdıktan sonra, onuda benden soğutan sizden, bizden, dünyadan biriydi. Yırtık elbiselerimin, tabi yırtık olan duygularımın sahibi. Ozaman, madem batmışım, köprüden şelalenin içine atlamak herkesin hoşuna gitmez hani, ama aslında akıntıya kapılmadan yüzüp suyla beraber beyazlaşmakta herkesin harcı değildir ya. Atlıyayım dedim. Fakat! Eğer yaralıysanız, kalbiniz kırılmışsa, işler değişir. Her yerden su almaya başlar, boğulursunuz. Akıntı sizi derinlere doğru, bilinmezliğin farkedilmez zararına çeker. Zaten ölmüş bir bedenin algılamasını bekleyemezsiniz. İşte bende böyle başlamıştım beyaz mı karamı olduğunu anlamadığım basanlı uykularıma.
Asıl konuya gelelim, Aslı..
- Merhaba, nerelisin?
-Görülemeyenlerden
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder