28 Mayıs 2017 Pazar

2. Biyografim.

Ehli sefer esintilerimin kelenklerinden elde ettiğim indirgeli sevgimi, eflatunun konağında beş çayına kalırken kestim'de buralara eski vakit keyiflerimden geldim.
Cumhurumu taçlayan o çok hususi efendiler'de ne geçti be fevrilerimden! Öylesini böylesine kattığınız ezelli kelametler'di esas sevgiler..  Demeyin elime, demeyin keyfime.. Ben sizin o kadife ellerinize ezgiler eyleyerek yedirdim hasretime! Gürle eylem, görgüyle eylen, hür ile evlen ki.. Bitevi sersin konağınızın demlerine.

Vukuatlar erdirdiniz namütenahilere,
Yeis bu ara reis,
Kendim buldum şu layetezelzeli'de..
.

1. Lavender

''Geriye dönüp baktığımda, nefret etmediğim tek bir aşkım bile yok!. Ya ben fazla iyiyim yada fazla kötüyüm. Herkes bir parça kötüdür, bazıları iki bazıları ise üç ama ne biliyormusun Lavender? Hala, ben kötüyüm diyenini duyamadım. Ya ben çok iyi görüyorum yada çok iyi kör numarası yapıyor olmalıyım ki kendimi bile kandırabiliyorum.
Herkes bir parça, kör'dür..''  Demiştim, yolun ortasında ki sarhoşu destan kaldırımlara. Anlamıyorum, göz yaşları akıyor ve düştüğünde çakıl taşlarının arasına karışıyordu. İnsanlar, paylaşmak istemediklerini saçıyor etrafıma sonra kalplerini yaralayan benim ordum, kamufleyim saklanarak yaralıyorum. Mücadelemin azizliği kırılan kemiklerim kadar, okadar acımasız. O yüzden sinirlenin, küfredin, koşun ve bunları yaparken bağırmayı unutmayın. Hergün, biraz daha esip geçin ve son nefesinizde bile, kırılan kemiklerime sakın değmeyin. 

25 Mayıs 2017 Perşembe

360. LAVENDER

Artık Lavenderimi bulmaya çalışmayacağım.
Yıkıldım, yıktım, yıktırdım. İçimdeki tüm iyiliği siyahla kapladım şu son 1 haftadır.
Elimle tuttum, yakasından sıyırdı ellerim. Tam tutacaktım! AH! gitti..
Birini sevdiğinizde, onunla sarmaş dolaş yürümekten zerre korkmazsınız unutmayın, kokusu cennet gibi gelir, sarhoş olursunuz. Öyle bir şey'dir, başınız döner sonra dünyanız.
Tadını çıkaramazsınız, sınırlarınız vardır. Gururunuz ve benliğiniz.. Hakaret gibi kendinize,
kendinizden daha çok yakınlaştığınız için kendisine. Zaaflarınızdan vurur sizi, öyle hançerleri saplaya dura yüreğinize, ateşi susuz bırakıp kucağında büyüten ana avrat bir volkan gibi..
Siz, siz olun bakmayın benim sözlerime..
Ben, ben olamadım..