3 Ağustos 2016 Çarşamba

2.

Bir şeyler uyduruyorum. Kıyafet, düşünce ve aklınıza gelebilecek her şeyi artık uyduruyorum. Olmasını istediğim gibi görüyorum. Kendimi serbest bıraktım boşluğa, süzülüyorum. Aniden aklıma, kalbimde çığlık atamamış anılar geliyor . Çok iyiyken, çok kötü olabiliyorum. Hayatımdan akıp giden insanların, bana katmaları gerekenlerden fazla çalınanlarım var gözlerimde. Bu yüzden bana baktığında, geri çeviriyorsun gözlerini. Ben bile aynaya bakamıyorum. Kendime değil bu dünyaya baktığımda hepimize birden acıyorum. Acımak beni iyi biri yapmıyor, sadece kim olduğumu hatırlıyorum..
Soruyorum, neyiniz var? Neye ihtiyacınız var, benden almak istediğiniz? ALIN, ALIN HEPSİ SİZİN OLSUN. Artık rahat bırakın içimdeki dünyayı. Kelebeklerime, hediye edemiyorum doğayı.

Bir şeyler uyduruyorum. Şurda koşan çocuk, burada mutlu kadın, kahkaha atan bayım. Gelin, hep birlikte birbirimizi koruyalım. Zira, yaşamak için fazla gecikmişiz.
Kollarım sonuna kadar açık, etrafımda dönüyorum. Gözlerim bu kez açık, dönüyor başım. Bir tek geriye dönemiyorum, gök yüzüne bakıyorum. Duruyorum, dönüyor başım.. Ayakkabı kutusuna koymuştum adımları, bugün saymak için kutuyu aralamıştım ki bakamadım. Çöpe hiç atamazdım. Ne yapmalıyım, ne yapmalıyım.. HA! Yıllardır kapısına gittiğim evin, önüne bırakacağım. Okadar güzel ki bunu hakediyor. İçinde bir kaç kişi var, görmezden geldiğim. Ev ağaçların, dolanmış sarmaşıkların köklerini ziyaret ediyor, temiz havayı içime çekerken bir yandan onu selamlıyorum. Yağmurun damlasından faydalanan yollar, kaldırımları cazip kılıyor. Tabi, benim için değil. Çırıl çıplak ayaklarım, zafere koşar gibi çocuksuyum. Arkamda bıraktım ayakkabılarımı, kutunun yanına. Gömleğimin üst düğmeleri kopmuş, kollarım katlı, cebimde kıravatım, kesmedim saçlarımı. Zafere koşar gibi, çocuksuyum.. Kesmedim kıravatımı, saçlarım cebimde, bileklerimin düğmeleri kopmuş, ayaklarım katlı. Yanlış! Yandı hikayelerimin sayfaları, birleştiremiyorum. Yeniden yazıyorum, kafam karışık. Yeşile turuncumu desem yoksa renklerin adı olmasa mı? Sana sadece, bakmanı söyleyeceğim. Sende beni anlamıyacaksın. Lütfen, uzun sürmesin. Yap şu iğneyi! Hahaha Sakinleşiyorum, sa.kin.le.şi.yo.rum..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder