18 Temmuz 2016 Pazartesi

1. ''İYİ SAYILIR''

Hatrı iyi sayılır ile başlayan bir kaç arkadaşıma daha soracağım yüzdeliğini. Uzun zamandır eksik olan tek şeyin ne olduğunu araştırırken, tek olmaktan çıkıyorum şu sıralar. Rakamların, yuvarların ve inançların sabit kaldığı bir kafeste, oyun oynuyorum. Bana deli diyorlar, oldukça gururluyum bu durumdan. Kendimi buldum, umursamazca yaşıyorum. Silah seslerinin olduğu yere çiçekler dikiyorum ama büyüyecek vakitleri bile olmadığından, yağmuru dindiremiyorum. Acelecilik, çokluğu getirirken fazlalıktan soluyor çiçekler. Siz ise ışığın içeri sızabildiği bir kapı aralığından, soluyorsunuz oksijeni.

KARA-BALIK'TAN

* Bu ekmek çok bayat, sindir!
* Şu gurur çok sahte, çöpe at!
* Onun kanı onurlu, hemen iç!
* Mucizeviyim, büyüleniyorum?

Nerde bir ses yoğunluğu var ise, oraya doğru koşuyor bedenim. Mantığım, neler olduğundan herzaman emin. Hislerim kaderim gibi ve karmanın ortasında dönüyorum. Karabalık'ta, kalabalık'tan türüyor. Kendi içimde bile, kendileriyim. Kendilerimi evimden kovdum, sokakta yürüyor. Ben, dışarının çiçekten, böceklerden ve sevgi'den ibaret olduğunu hayal eden, henüz gözünün açılmadığı bir  genceciğim. Heyecan dolu bir şekilde, gözlerim açıldığında sevinç dolmuşum. Hayat denen umuda koşuyorken ayağım takılıyor, kör oluyorum ve böylece yine gözlerimin açılmasını bekliyorum.. Karmanın ortasında dönüyorum, başım dönüyor, düşüncelerim dönüyor. Ben bulanıklaşıyorum, kendilerim beliriyor. Bugün tanıştığım adamla el sıkışan, kim bilir hangi ben. Yarın öteki, ötekilerim, ötekileştirdiklerim, ötekileştiremeyip delirdiklerim, derinliklerime gömdüklerim, gömüp diriltemediklerim.

Çelişiyoruz, bunu biliyorlar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder