Farkına
varacak diye ödüm kopuyor, bir yandan belli etmek hoşuma gidiyor.
Kendine zıt iki düşüncenin, aynı yola çıkması adı altında büyüleniyorum.
İçimdeki karanlık beni bastırmak yerine, iteliyordu metrelerce..
Sürükleniyorum.
Sonrasında yaşamak için ışığa ihtiyacım olmadığını öğretti bana.
Işığı gösteren karanlıksa, karanlığı gösteren neden ışık olamıyordu?..
Rengi olmayan, belirsizlik. İki adet, belirsizdik. İnanın bana...
İsimler, sıfatlar, renkler.. Kısacası ‘orası’ dediğimiz belirlemelere ihtiyacımız olmuyordu.. Daha çok bizi vareden betimlemelerdi.
‘’Seni her mevsim, koklayacağım’’ ne demek ti?
Solsanda, solmasanda.
Kırılıp, kırılmasanda.
Hatta..
Varolup, varolamasan dahi.. Varlığını hissedeceğim, demekti..
Birine, ışıltılı gözlerle bakamazsınız.
Adını ‘biri’ diye dolandırırken.
AYNAYA, ışıltılı gözlerle bakarsınız.
Üstelik kirpiklerinizin rengi soluksa,
karanlık sizi boyatamazken.
Kendi ışıltınızda, kararırsınız.
Çünkü gözlerinin rengi, çok güzel..
Mevsimleri onunla tadarsınız. Uzaklaştığında üşüyüp,
yakınlaştığında yanarsınız.
Güneşim..
Bukadar aydın olduğu için, sönmeye hazırlanıyor. Güneş, yalnız olduğunu sanıyor. Sen dinlen sevgilim, ben senin yerinede parlarım diyor ‘ay’.
Yıldızlar, onların aşkına eşlik eden güzel şahitler.
Bu yüzden, güzel olamadınız hiçbiriniz..
Görünebilmek istiyorsan, parla. Parlaklıkları, yok etme. Şayet, bir daha tanınamazsın..
Ve bunları anlatmanıza gerek bile kalmıyor, güneşe aşık olduğunuzdan.
Sizden önce biliyor, yüzyılları yaşadığından..
Yüzünde yılları, taşıdığından..
Kendine zıt iki düşüncenin, aynı yola çıkması adı altında büyüleniyorum.
İçimdeki karanlık beni bastırmak yerine, iteliyordu metrelerce..
Sürükleniyorum.
Sonrasında yaşamak için ışığa ihtiyacım olmadığını öğretti bana.
Işığı gösteren karanlıksa, karanlığı gösteren neden ışık olamıyordu?..
Rengi olmayan, belirsizlik. İki adet, belirsizdik. İnanın bana...
İsimler, sıfatlar, renkler.. Kısacası ‘orası’ dediğimiz belirlemelere ihtiyacımız olmuyordu.. Daha çok bizi vareden betimlemelerdi.
‘’Seni her mevsim, koklayacağım’’ ne demek ti?
Solsanda, solmasanda.
Kırılıp, kırılmasanda.
Hatta..
Varolup, varolamasan dahi.. Varlığını hissedeceğim, demekti..
Birine, ışıltılı gözlerle bakamazsınız.
Adını ‘biri’ diye dolandırırken.
AYNAYA, ışıltılı gözlerle bakarsınız.
Üstelik kirpiklerinizin rengi soluksa,
karanlık sizi boyatamazken.
Kendi ışıltınızda, kararırsınız.
Çünkü gözlerinin rengi, çok güzel..
Mevsimleri onunla tadarsınız. Uzaklaştığında üşüyüp,
yakınlaştığında yanarsınız.
Güneşim..
Bukadar aydın olduğu için, sönmeye hazırlanıyor. Güneş, yalnız olduğunu sanıyor. Sen dinlen sevgilim, ben senin yerinede parlarım diyor ‘ay’.
Yıldızlar, onların aşkına eşlik eden güzel şahitler.
Bu yüzden, güzel olamadınız hiçbiriniz..
Görünebilmek istiyorsan, parla. Parlaklıkları, yok etme. Şayet, bir daha tanınamazsın..
Ve bunları anlatmanıza gerek bile kalmıyor, güneşe aşık olduğunuzdan.
Sizden önce biliyor, yüzyılları yaşadığından..
Yüzünde yılları, taşıdığından..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder