11 Ekim 2016 Salı

10.

Gururumun kırıntılarını topladım yerden, otuz iki bin yerinden yapıştırdım onu! Ben hiç mi mutlu olamıyacaktım? Varsın olmasın ama ezikte olmıyacaktım! Sinirimi bozan göz yaşlarımı sildim, ellerimin tozluklarıyla. Hemen giyindim, harekete geçtim. Gazete aldım, iş ilanları, ilanları.. Hedefim büyük Lavender, içimdeki ezik piçi kurtaracağım! Kızgınım ama nefret dolu değilim, yürüyeceğim. Arabam yok, yürüyeceğim! Bisikletim bile yok, olsun oda olsun! ayağımmı kırıldı? tekerlekli sandalye ile koşacağım ulan beni kimse durduramıyacak artık! Derin nefes alıp sakinleşmek mi? yaşadığım her saniye derin nefesler alıp durdum, karnıma giren kazıklardan dolayı.. Babam öleli arkasından bir kaç para bırakmıştı, onları toparladım. Saçımı taradım, jilet gibi burnu keskin ayakkabılarımı giydim, upuzun saçlarım upuzun sakallarıma karışmıştı her geçen gün, hallettim hemen kesip düzelttim. Şimdi aynada baktığım adam, kendinden çok emindi. Dışarı çıktım, bir sürü güzel hanımefendiler, hiçbiri artık şeytan değil gözümde! Ve ben artık yürüyen bir kütük olmıyacağım, içimdeki centilmen adamı ortaya çıkarıp gülümseyeceğim sadece. Çünkü gururumun kırıntılarını topladım otuz iki bin parçanın yerlerinden, yapıştırdığıma eminim..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder